İçeriğe geç

NASIL MI MÜDÜR OLDUM? : M. Şerif Alptekin

 

M. Şerif Alptekin – Dallin Group SA / Genel Müdür

Ben çok küçük yaşta Babamı kaybetmiştim, terk edilmişiz gibi bir his vardı bütün ailede. Büyük ablam, benden küçük iki erkek kardeşim ve daha 3-4 aylık kız kardeşim vardı, adını özlem koymuştu Annem. Daha nüfusa kaydı yapmadığımız için Annem adını nüfusa kaydetmek için gittiğinde kız kardeşimin ismini Felek koymuş babamın kaybından dolayı!

Türkiye’den ortaokul son terk etmiştim ve yurtdışına çıktım hedefim Avrupa ve sonra Amerika ama planlandığım gibi geçmedi. Almanya’ya vardım burada her türlü imkan vardı ama benim için değil, tecrübem hiç yoktu dil bilmiyordum. Bir yandan tecrübe kazanmak için bir iş bulmam ve bir yandan da Almanca öğrenmem gerekiyordu. İlk motivasyonum bu olmuştu!

Almanya’da okumak için Almanca diliniz çok iyi olmalı ve o da yetmiyor. Kalabilmeniz için maddi olarak sorunuz olmaması lazım. Onun için iş bulmam lazımdı. Bir Alman restoranda bir iş buldum bulaşık yıkıyorduk ve salataları hazırlıyorduk dörtlü bir ekiple. Her gün 8-10 saat günlük 30 dakikalık mola vardı. Almanya’da dil kursu sınavına ilk girdiğimde kazanamamıştım. Zaman kaybettim belki ama çok çalışıp bir işe girdim. Hayatın ortaya koyduğum emeğe verdiği bir ödül oldu bu iş. 2 yıl aynı işte çalıştım.

İyi para kazanıyordum, şükür. Ama hep bu soruyu soruyordum kendime? Olmam gereken yerde miyim? O zaman Sevdiğim işleri yaparak çalışamadım hiç. İşsiz ve boş kalmasında daha iyidi çünkü bu ara hem para kazandım ve hem tecrübe! Tabii ki yabancı dilimde baya geliştirdim, fakat olması gereken yerde değildim! Ama bu sayede çok uzun süre işsiz de kalmadım hayatımda.

Buna kafayı takıp üzüleceğim yerde yaptığım işi sevmeye çalıştım. Bunu yapmakta zorlandığımda çalışma arkadaşlarımı, çalıştığım ofisi, odamı, manzaramı sevdim. Yöneticilerimden arkadaşlarıma, iş yaptığım insanlardan müşterilerime, çok değerli dostluklar biriktirdim. Asık suratlı ve ümitsiz biri olsaydım sahip olamayacağım ödüller bu dostluklar bana. Hangi para bunları satın alabilir ki? Uyuyamadığım geceler var benim de elbet.

2010 yılında ECRES SA. LED’s Kurumsal BT Uzmanı ekipte iş hayatına girdim. Bu şirket iflasla baş başa kalmıştı; bende böyle bu şirket arıyordum ki tecrübe kazanayım, şirketle alakalı hiç bir şeyi bilmediğim halde, böyle bir atılım yaptım! Şirketin bütün üst katlarda ofislerde olan iş ve görevleri incelemek için dosyaları sekreterimden istedim! Fazla sürmedi bir hafta boyunca inceledikten sonra! Şirketin bütün – püf noktaları analizleri teker teker ortaya çıkartım!

Yıllık geliri 50 milyon olan bir şirketin, giderleri 60 milyonu geçip borçlu bırakan müdürler, uzmanlar ve sanki hiç bir şey olmamış gibi iş hayatlarını devam etmelerini çok dikkatimi çekti; çünkü zaten herkes durumun farkında ve çoktan başka şehirlerde ve kimi başka devletlere iş başvurusunu yapmışlardı! Bize gün gittikçe bu şirketlerden e-mailler geliyordu ve bu arkadaşlarımızın performanslarını soruyorlardı! Benim ilk işim ne oldu; bu şirketin sahipleri ve hissedarları ile bir toplantı yaptım!

Bu duruma nasıl düştüklerini ve sebepleri sordum. Herkesin kendisine göre bir yorumu vardı, fakat gerçeklerden çok uzak olan bu yorumlara dur dedim! Bu şirketi iflastan kurtarabilirim dedim ve her kes sustu bir müddetçe toplantı salonu sesiz kaldı! Bana 3 ay zaman vereceksiniz, size bir rapor hazırlayacağım yarın sabah hepinizden imzayı alırsam bunu başlatabilirim ve zaman kaybetme lüksümüz yok dedim.

Sabah saatlerine kadar bu raporu hazırladım ve herkese e-mail yolu ile gönderdim. Sabah saat 7:00’de ofisime geldim çalışmaya başladım. Saatler geçiyor her hangi imzalı bir belge gelmedi bana! Bazı müdürler 1-2 saat sonra işin başına geçtiler.

İlk işim ilk ilan bütün üst kattaki 18 tane ofisi kiraya vermek, bu müdürlerin arabaları geri vermek için araba anlaşmalarını iptal ettim! Herkes kendi arabaları ile iş görecek km. başı + prim vereceğimi söyledim. Bunu da kabul ettirdim…

Böylece daha önce işten çıkmak isteyen arkadaşlarınperformansları için sorulan e-maillere teker teker cevap yazdık. Bu arkadaşlar sayesinde şirketimizin büyüdüğünü üst yönetici olabileceklerini yazdım. Aynı ayda bu arkadaşlar bizden ayrılıp, yeni firmalara işe başladılar…

Bunun bilançosu aylık 176000 – 200000€ kasada kasamızda kaldı! Şimdi yeni ekip arkadaşları bir araya getirip nasıl bir okyanus dalgalarında savaştığımızı ve nasıl bir gemide olduğumuzu teker teker izah ettim! Kül olduğumuzu ne ateşten ne yüksek dalgalardan korkmuyorum, siz de var mısınız? Diye sordum. Herkes evet bizde varız dedi!

Herkesin maaşını üç ay boyunca %50 verecektim ama bu birinci ayda artık gerek kalmadı! Artık şirket +++ yapıyor! Böylece ilk 3 ayda şirketin borçları sıfırladık! Ben şimdi bu şirketi kurtarmış olmadım, orada çalışan 162 işçisini ve bunlara bağlı olan aileleri kurtarmıştım. Benim amacım da böyle bir tecrübeyi tatmaktı ve onun için TUTUMLU olmak çok önemliydi!

2011 yılında şirketin Bilişim Sistemleri ve Proje Yöneticisi olarak çalışmaya devam ettim. Daha sonra sırasıyla; Lux-Food SA kurdum ve aynı zamanda ECRES SA. Teknoloji Direktörü olarak çalışmalarımı devam ettim, sonra Lux-Food SA. Gayrimenkul ’de IT görevini yürüten bir ekip kurdum 2012 yılında Dallin GROUP AG. Kurdum (Chief Information Officer) olarak şimdiye kadar devam ediyorum.

Yönetim Bilişim Sistemleri yüksek lisansını almadığım halde, şimdi dünyanın en güçlü projesi imza attım…

BİR BAŞARININ SIRININ EN BAŞTA KENDİNİZE GÜVENMEK, TUTUMLU OLMAK VE İBT RUHA SAHİP OLMAK. TUTUMLU VE SABIRLI OLUN!

Aslında para kazanmanın en önemli koşullarından birinin tutumlu olmak ve doğru hesap yapmaktır.

PARAYI RİSKE ETMEDEN GİRİŞİMCİ OLUNMAZ, OLMAZ

Bana göre para kazanmanın püf noktalarından birinin de kendinin tüccar, bankacı veya sanayici olarak değil, yönetici ruhuna sahip olmak gerekiyor ve bunun için her zaman iyi bir ekibin içinde olması şart. Zamana göre kendini geliştirmek ve onlardan öğreneceği iyi şahıslar işe almak lazım. Başarılı olmak için önem verdiğim konular ise şunlar:

• İyi yöneticileri işinize ortak edin. Bu değerli insanları uzun süre işte tutmak yöneticiliğin püf noktasıdır.

• Bilmediğiniz işlere kendi başınıza girmeyin. Girip zarar etmişseniz gerekli dersleri çıkarıp o işi terk edin.

• İşinize karşı duygusal olmayın. İşletmenizi en karlı noktada, sektör hala karlı iken satmayı becerin.

• 1998′de ilk işimi kurdum. Bir evim ve ufak bir arsam vardı, satarak kiraya çıktım. Kendi paranızı riske edemezseniz, girişimci olamazsınız.

• Hayattaki ilk işim 6 yaşında başladı. Dedem, “Hayata erken başlamalısın” derdi. Çünkü 4-5 yaşında babamı kaybetmiştim! Okula başlayarak öğleden sonra bir kırtasiyede çalıştım!

GLOBAL DÜŞÜNMENİN FAYDASI ÇOK VAR, YEREL PAZARLARDA SAPLANMAYIN ORASI ÇIKMAZ SOKAK! 

Zengin olmanın ve iş hayatında başarıyı yakalamanın püf noktalardan bir tanesi de global düşünerek hareket etmek…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir